GILGAMIŞ
Sümer ülkesindeyiz; zaman yeni başlamış. Dünya bir oyun bahçesi ve ölüm henüz ortalıkta yok. İnsanlarla tanrılar birlikte, sorunsuz bir yaşam sürmekteler. İlk insanlardan biri, Gılgamış, hayatın tadını çıkarmasını bilen bir kişi. Buna karşılık, dağlarda yabani hayvanların büyüttüğü Engidu bir barbar, vahşi bir yaratık. Engidu'nun nasıl biri olduğunu merak eden Gılgamış ona bir fahişe gönderir. Sonuçta fahişe Engidu'ya dünya düzenini öğretir. "Engidu, ekmek ye! Bu, yaşamın koşuludur! Bira iç! Bu, ülkenin göreneğidir!'' der ona. Engidu, doyuncaya dek ekmek yer. Yedi küp bira içer. İçi açılır, neşe bulur. Yüreğine açıklık gelir, yüzü parlar. Kıllı, pis gövdesini sıvar", Sümer gelenekleri uyarınca "kendi kendini yağlar ve İNSAN olur..." Temizlenip paklanarak, ekmek yiyip bira içerek insanlar arasına giren Engidu ile Gılgamış önce dövüşürler, ardından dost olurlar. İki arkadaş birlikte türlü maceralara atılırlar, canavarları öldürür, giderek güçlerinin doruğuna ulaşırlar. Sümer tanrıçası İştar'ın gözü bu ikilinin üzerindedir. Gılgamış ise tanrıçayı küçümser. Tanrılara meydan okumanın, insan soyu için büyük bir yanlış olduğunu hemen görürüz. İştar, Gılgamış ve Engidu'yu öldürmek için Gökyüzü Boğasını gönderir. Ama Gılgamış, Engidu'nun yardımıyla boğayı boğazlayıp İştar'a seslenir: "Seni elime geçirseydim, seni de böyle yapardım, boğanın bağırsaklarını da koluna asardım." Bunun üzerine büyük tanrılar toplanıp bu rezilliğe bir son vermeyi kararlaştırırlar. Tartışmalar sonunda Gılgamış'ın yaşalması, Engidu'nun ise ölmesi çözüm olarak kabul edilir ve karar uygulanır. Böylece ölümsüz dünyada ilk kez bir insan ölmektedir. Tanrılarla insanların yolları artık ayrılmıştır. Gılgamış ebedi hayatı tekrar yakalamak üzere yollara düşer, ama heyhat. İnsanoğlu için artık ölümden kurtuluş yoktur. Bilgeler ona durumu açıklarlar: "Tanrılar insanlara ölümü verip yaşamı kendi ellerinde tuttular." Sonra da ebedi hayatın sırrını boş yere aramamasını öğütleyip, nasıl davranması gerektiğini ona şu cümleyle özetlerler: "Ey Gılgamış! Karnın dolu olsun, gece gündüz kendini eğlendir! Her gün şenlik yap! Hora tep, oyna." Gılgamış da böyle yapar. Tanrı armağanı biranın yardımıyla yaşam sanatını keşfeder...
AHMET ÖRS(SABAH GAZETESİNDEN ALINMA)


